Korumalı VPS Sunucular

Sitemize Hoşgeldiniz - Bugün

Şuanda 35 Kategoride 1781 İçerik Bulunuyor.

Korumalı Sunucular

Fikirlerin Kuluçka Dönemi

Ana Sayfa » Fikirlerin Kuluçka Dönemi

Hazırlık safhası tamamlanmış, yani üzerinde yeteri kadar çalışılmış bir mesele sonunda uykuya dalan bir kimsede kuluçka devri başlamış olur. Çünkü uyku halinde meselesini geçici olarak bir kenara koymuş gibidir.

Bazen kuluçka devri uykudan evvel başlayıp uykuda devam edebilir. Mesela; öğleden sonraya kadar çalışıp ta halledemediği meselesini bir kenara koyan kişi, başka işlerle meşgul olurken bir çağrışım sebebiyle kenara bi raktığı meselesini halletmeye meyleder. Hallolmayan meselenin kuluçka devresi gece uykuda ve rüyada devam eder. Bazı rüyalar insanları, arzu ettikleri şeye kavuşturucu biçimdedir. O halde üzerinde çalıştığı meseleyi çözmeyi çok arzu eden insanın isteğine rüyalarında ulaşabilmesi şaşılacak bir şey değildir. Çünkü; vermek olmasaydı, istemek olmazdı. 0 halde; vermek, lütfetmek, ihsan etmek isteyen yüce Allah, istemek duygularını insanın içine yerleştirmiş ki; insan istiyor ve isteklerine ekseriyetle kavuşuyor.

ALINACAK DERS

Rüyalar herkes için ne gibi manalar taşır, pek bilinmez. Aslında rüya tabirlerini ihtiva eden kitaplara da fazlaca itibar etmek insanı hayal kırıklığına uğratabilir. Din, rüya ile amel etmeyi emretmemiş. Rüyaların neticeleri kişilerin yaşayış durumlarına göre farklı zuhur edebilir. Fakat sadık rüyalar insanın yolunu projektör gibi aydınlatır.

Rüyalar, bir başka alemin varlığını hatırlatan habercilerdir. Rüyalar o alemin sahnesi hükmündedir.
Bestelenemiyen güftelerin notaları orada mevcuttur. Mikroskop’un gösteremediği atomun yapısı o sahnede görülür. En içli duygularımızı terennüm eden şiirlerimizin mısraları, romanlarımızın bölümleri, hikayelerimizin isimleri orada yazılıdır. Dikiş makinesinin iğnesinden, bilmem ne ilacının bulunmasına kadar, rüyaların rolü vardır.

Demek ki rüyalar, en ahmak insana bile ötelerin varlığından haber veriyor. Öyle ise insan ölünce yok olup gitmeyecek, bir alemden öteki aleme geçecektir. Bu durumda alemleri yaratana itaat etmeli, ahiret alemine sevap dolu bir çanta ile gitmelidir.

RÜYALARIMIZDA İSTİKBALİ GÖRÜYORMUYUZ ?

İnsanlarda istikbali önceden görebilmek kudreti mevcut mudur? Acaba, biz farkına varmadan, henüz vuku bulmamış fakat ileride vukua gelecek hadiseler bir an için gözümüzün önüne geliyor mu?

Bu gibi sualler, ilim adamlarına ne kadar saçma gelir! Bununla beraber, daha geçenlerde bir ilim adamı, istikbali gözlerimizden saklayan manayı aşmanın yolunu bulduğunu söylemiştir.

İstikbali görebilmenin mümkün olduğu fikri yeni bir şey değildir. Uzun asırlardan beri, bazı seçme insanların kehanet hassasına malik olduklarına inanılmıştır. Fakat geçenlerde ilim adamları, kehaneti ilmi esaslara dayandıran bir raporla karşılaşmışlardı.
Raporu hazırlayan adamın şarlatan olmasına imkan yoktur. Zira batıl itikad addedilen bir hassayı ilim haline sokan John William Dunne, İngiltere’nin ilk askeri uçağının planını çizen dünyaca tanınmış bir mühendistir.

Yayınlandığı tarihten bugüne kadar 23 yıl geçen “Zamanla Bir Tecrübe” adlı eser, Dunne’ın istikblini görmek sahasındaki müşahedelerini açıklamaktadır. Bir çok ilim adamlarının hücumuna uğrayan bu eser, aynı zamanda birçok psikolog ve fizikçilere yeni araştırma sahaları açmıştır.

Belki sizin de, sizin için yepyeni bir hadise karşısında yaptığınız hareketleri, daha önce de yapmış olduğunuzu hissettiğiniz olmuştur. Psikologlar, bu acaip hissi izah için birçok teoriler ortaya atmışlardır. Bunlardan birine göre, zihnin bir oyunu neticesinde, insan, bir saniye kadar evvel gördüğü bir şeyi, daha iyi görünce, bunu çok evvel görmüş olduğunu zannetmektedir.
Dunne, hadiseyi büsbütün garip bir şekilde izah etti. Herhangi bir şeyi evvelce görmüş olmak zannının kuruntu olmadığını ve aynı tecrübenin, daha evvel bir rüyada insanın başından geçmiş olduğunu iddia etti.
Dunne, kendisini bu garip tecrübeye girişmeye sevkeden rüyaların birinde, kendini bir adadaki dağın yamacında görmüştü. Dağın üzerindeki
çatlaklardan duman ve buhar sütunları yükseliyordu. Bu manzara karşısında Dunne, “Allahım, bütün dağ infilak edecek” diye bağırmaktan kendini alamamıştı.

Rüyanın bundan sonraki bir sahnesinde, Dunne kendisini, komşu bir adada bulmuştu. Ölüm tehlikesindeki adalıları taşıyacak gemiler aramakla meşguldü. Kendisine bu hususta yardım etmeye yanaşmıyan Fransızlarla münakaşa ediyordu.
Sonradan, Dunne, birkaç zamandan beri bulunduğu Afrika’nın ıssız köşesine gelen gazetelerde şu satırları okudu:
“Martinique’de yanardağı patladı. 40.000’den fazla insanın Öldüğü tahmin ediliyor”.

Dunne, yukarıdaki satırlarla başlayan makalede, Pele dağının indifaının, rüyasında gördüğü şekilde cereyan ettiğini okudu.
Dunne, önceden bilmesine imkan olmayan bir hadiseyi aynen rüyasında görmüştü. Rüya hakikate tıpatıp uyuyordu.
Bu hayret verici hadise Dunne’i epeyi düşündürdü. Senelerden sonra, rüyalar hakkındaki teorisini ortaya atmasına sebep olan ikinci bir rüya gördü.

Dunne, rüyasında, yüksek demir parmaklıklarla çevrili iki tarlanın arasındaki yolda yürüdüğünü görmüştü. Birdenbire, tarlaların birindeki bir at kişnemeye ve hiddet içinde tepinmeye başladı. Parmaklığa bir göz atan Dunne’nin içi rahatladı. Hayvan, bunun üzerinden atlıyamazdı. Fakat birkaç dakika sonra, arkasında nal sesleri duyarak başını çeviren Dunne, azgın atın arkasından geldiğini gördü.
Ertesi gün, mühendis, kardeşiyle balığa çıktı. Yolda giderlerken bir aralık kardeşi, “Şu ata bak!” diye haykırdı.
Etrafına bakan Dunne rüyasında gördüğü yerde olduğunu hayretler içinde arketti. Yüksek parmaklığın arkasında da rüyasında olduğu gibi, bir at çılgınca tepinmekle meşguldü. Dunne, “Herşey rüyamdaki gibi olacak değil ya? Bu atın parmaklığı aşabileceğini zannetmem” dedi.
Fakat daha sözlerini bitiremeden at, parmaklığın üstünden atladığı gibi üzerlerine saldırdı. İki kardeş selameti kaçmakta buldular. Fakat Dunne, hadiseden ziyade, rüyasındaki kehanet dolayısıyla sarsılmıştı.

Rüyalarda şaşılacak bir şey yoktu. Hayreti mucip olan biricik cihet, temsil ettikleri hadiselerden evvel vuku bulmalarıydı.
Dunne, bu nevi rüyalar görmeye devam etti. Bir kere, rüyasında, kazaya uğramış bir tren görmüştü. Hadise İskoçya’da cereyan etmişti. İlk önce geniş bir çayırda duran bir kalabalıktan başka bir şey görememişti. Fakat birdenbire, otların arasında devrilmiş vagonları farketmişti.
Aylardan sonra, İskoçya Expresi kazaya uğrayarak Dunne’in rüyasında gördüğü çayıra yuvarlandı.

Dunne, ilk önceleri, istikbale ait hadiseleri önceden rüyada görme hassasının yalnız kendisine mahsus olduğunu zannetmişti. Fakat sonradan, başkalarının da aynı vaziyetle karşılaşmaları ihtimalini düşündü. Hakikaten bir arkadaşı rüyada gördükten bir gün sonra ondan mektup almak veya dostlarla akrabaların rüyada öldüklerini görmek, sonra da ölüm haberlerini duyurmak gibi vak’alar pek çok kimsenin başından geçmiştir.
Bu vaziyeti göz önüne alan Dunne, insanın, istikbali görmesine mani olan engelin, uykuda ortadan kalkabilmesinin mümkün olduğu kanaatine vardı. Fakat herkesin bu şekilde istikbali görmemesi, teorsini baltalıyordu.

Maamafıh Dunne, bunu da izah etmenin çaresini buldu: Rüyaların çoğu, uykudan uyanıldığı anda unutulur.
Bu buluş, Dunne’ı bir takım tecrübelerde bulunmaya sevketti. O, yastığının altında kağıt, kalem bulundurarak, rüyalarını hemen kaydetmeyi adet edindi.

Daha sonra Dunne rüyalarını:
1- Hiçbir tecrübeye dayanmayan,
2- Geçmiş bir tecrübeye dayanan,
3- İstikbaldeki bir tecrübeye dayanan rüyalar diye üçe ayırdı.

Dunne, tanıdıklarını, rüyalarını bu şekilde kaydetmeye teşvik etti. Oxford talebeleri tarafından yapılan bu nevi tecrübeler, çok hayret uyandıncı neticeler verdi.

Neticeler tasnif edildikten sonra, istikbale ait rüyaların, geçmişe ait olanlardan çok daha fazla olduğu meydana çıktı.
Dunne “Zamanla Bir Tecrübe” adlı eserini, bu neticelere ve kendi müşahedelenine dayanarak yazdı. Fakat sonradan, rüyaların, istikbali öğrenmek için yegane çare olup olmadığı meselesi zihnini kurcalamaya başladı.

Dunne, bu noktayı da araştırmaktan geri durmadı. Çok geçmeden, uyanıkken de, istikbale ait bazı kehanetlerde bulunabildiğini keşfetti. Bazen hiç okumadığı bir kitabı eline alarak, bunun içindeki bazı hadiselerden bahsedebiliyordu.
Herkesin John William Dunne’in haklı olup olmadığı veya insanların istikbali görüp göremedikleri hakkında ayrı fikirleri bulunabilir.
Bilinen tek şey, bu sahadaki araştırmaların, ilim adamlarını korku içinde bıraktığıdır. Zira onlar bu mevzuu deşmek suretiyle, ilim veya ilahiyatın birleştiği nokta ile ruhun mevcut olduğunun fenni delilini bulacaklarına inanmaktadırlar.

 

1Z0-144   , NS0-157   , 70-332   , 352-001   , M2090-744   , IIA-CIA-PART3   , IIA-CIA-PART2   , 700-501   , CCA-500   , C_TAW12_731   , 70-981   , 640-911   , 642-732   , 70-466   , PEGACSA71V1   , EX300   , 70-483   , CISSP   , 70-533   , VCP550   , 350-050   , 500-260   , JK0-022   , CAP   , MB2-708   , OG0-093   , 220-802   , PMI-001   , 200-120   , 98-365   , 1Z0-803   , 1Z0-809   , 599-01   , CQA   , 640-916   , C_TERP10_66   , 200-120   , CQA   , 70-532   , 70-480   , 101-400   , EX300   , MB2-704   , 70-332   , 70-411   , PMI-RMP   , 000-080   , MB2-707   , CBAP   , 600-460   , MB2-707   , 70-417   , 000-105   , MB2-708   , 70-347   , 400-051   , 352-001   , 70-410   , CAS-002   , 1Z0-144   , 70-332   , 70-462   , OG0-093   , N10-006   , 200-120   , NS0-157   , JK0-022   , NS0-506   , 700-037   , MB5-705   , ITILFND   , JN0-102   , 2V0-621   , NS0-506   , 70-697   , 117-202   , CISM   , 700-260   , NSE7   , 1Z0-809   , 300-209   , 700-037   , NS0-157   , 350-029   , 070-346   , 102-400   , JK0-022   , 000-017   , 220-901   , JN0-332   , 700-037   , 1V0-603   , NSE4   , 500-260   , 156-215-77   , 640-911   , 599-01   , M70-101   , 70-981   , 000-106   , 1Z0-068   , 70-466   , 1Z0-470   , 70-463   , 000-105   , MB6-703   , PK0-003   , 700-037   , N10-006   , 70-981   , 300-101   , 350-050   , M2090-744   , 300-135   , 400-201   , 70-980   , CQE   , VCP550D   , c2010-652   , 599-01   , EX300   , VCP550D   , 70-346   , NS0-506   , 350-030   , SSCP   , 70-178   , 810-401    | E10-002    | MB7-701    | 1Z0-144    | 98-368    | 640-554    | JN0-102    | 810-401    | MB2-703    | 700-201    | M70-301    | 9L0-012    | C_TAW12_731    | CISSP    | 1z0-414    | 70-680    | 70-534    | 70-461    | 70-534    | 70-463    | 400-051    | 300-115    | 210-451    | 312-49v8    | C_TAW12_731    | E20-026    | 350-018    | C2180-410    | HP0-A113    | 220-801    | P2090-739    | 700-501    | CTFL_001    |

TemaFabrika